29.01.2017 Pazar

KREDİ NOTU DÜŞTÜ! PEKİ SONRA?

Cuma günü herkes piyasa kapanışından sonra da not açıklaması nedeni ile ekranları sıkça kontrol etti. Zaten piyasa beklentisi notun kırılmasından yanaydı. Çok az sayıda kişi Fitch’in Türkiye’ye bir kıyak geçebileceğini ya da Türkiye’yi Avrupa ülkelerine kıyasla daha az borçlu bulduğu için mantıklı olarak notu koruyacağına dair yorumda bulunmuştu. Nihayetinde açıklama geldi ve notumuz bir kademe aşağı çekildi.

Aslında ne anlama geliyor?

Basit bir özet geçmek gerekirse finansal piyasaların üç büyükler kabul ettiği kredi derecelendirme şirketleri S&P, Moody’s ve Fitch dir. Bu kredi derecelendirme şirketleri çeşitli modellere göre belirledikleri bir süreç içinde ülke ve şirketlere bir not sıralaması verirler. Kabaca bu notlar borcun riskini gösterir.

Yatırım Yapılabilir Not

İşte bu çerçeve içinde kritik olan noktada, yatırım yapılabilir not gündeme gelmektedir. Bu şirketlerin not ölçekleri içinde belirli bir seviyenin üstü yatırım yapılabilir notlar olarak kabul edilir.

Yatırım Yapılabilir Seviyenin Altı Neyi İfade Eder?

Yatırım yapılabilir seviyenin altında not alan bir ülke veya şirket daha yüksek riskli kategoriyi ifade eder ve hala yatırım alma ihtimali vardır. Bu yatırım alma ihtimali genellikle gelecekte olumlu olacağı beklentisi içeren bir hikaye gerektirir. Fakat alacağı yatırımlar yani borçlar daha yüksek faiz oranlarından olacaktır. Yani yatırımcı riskine karşılık isteyecektir.

Yatırım Yapılabilir Seviyeden Düştük! Her şey bitti mi?

Hayır! Türkiye bu üç büyük kredi derecelendirme şirketlerinden sadece Fitch’den yatırım yapılabilir notunu koruyordu ve Cuma akşamı bunu da kaybetti. Şimdi kritik nokta sadece yatırım yapılabilir seviyede notu olan ülkelere yatırım yapma zorunluluğu olan fonlardır. Bu fonlardan bir miktar çıkış illaki olacaktır. Ama bu geleceğe dönük beklentilerin bittiği anlamına gelmez. Tarih bize net bir şekilde kredi derecelendirme şirketlerinin geleceğe yönelik öngörü kabiliyetinin çok düşük olduğunu göstermiştir. Kredi derecelendirme şirketleri genellikle içinde bulunulan durumu özetlemekte başarılı fakat ileriye dönük tahminleri yapmakta başarısızdır.

Gelecek ve Kredi Notu

Peki geleceği öngörme başarısı kimdedir? Geleceği öngörme konusuna şahsi fikrim olarak en hakim organ piyasanın kendisidir. Ülke kurumları gelecekte dersini çalıştığı takdirde piyasanın pozitifliği tekrardan gündeme gelecek ve kredi derecelendirme şirketleri de yine arkadan takip ederek not güncelleme yarışına girecektir. Burada en önemli faktör önümüzdeki yıllarda yaşayacağımız politik ve jeopolitik ortam ile buna nasıl tepkiler vereceğimizdir. Piyasanın gücü ve pozitifliği dolayısıyla kredi notları ve ekonomi, ilerideki süreçte kurumlarımızın işlevselliği, doğru kararlar alması ve geçmişten gelen sağlam bütçe anlayışının bozulmamasına doğrudan bağlı olacaktır.

Süleyman Katipoğlu

Bütün Yazılarımız İçin Tıklayın